Tüm siparişler özel kurye ile "ÜCRETSİZ OLARAK" teslim edilmektedir.

     

Şımarık Renkler


Kaktüs açan, uçsuz bucaksız, kurak çöller düşlemiştim, ama derler ya misafir umduğunu değil bulduğunu...


Mexico City'de buldum kendimi. Dev yeşil vahanın ortadında yükselen cam gökdelenler, gölgesinde İspanyol mimarisi görkemli saraylar, kemerler, kuleler, mermer heykeller... Villalar, vip yaşamlar, jet setler gibi AVM'leri de pas geçtim... Chanel, Gucci falan filan Thierry Mugler, Jil Sander... 


Mariachi'lerin kocaman şapkaları, nakışlı kısa ceketleri ile gitar çalıp şarkı söylediği çıkmazlarda yürüdüm. 

Frida'nın sokaklarından geçtim, tuvallerine ilham veren duvarları gördüm renk renk... Ve tek tek kokladım saçına iliştirdiği çiçekleri... Evine konuk oldum, tropik bahçesinin kobalt mavi duvarlarına dayandım. Kızdım Diego'ya! Sonra bir bebek sesi duyar oldum ağlayan. Yaşamını kâbus, düşlerini sanat yapan, dikenli gerdanlık takan,  yaralı ceylan, uslanmaz aşık kadın. Sana bir kez daha hayran kaldım. 


Pasifik kıyısında geceleri, ağustos böcekleri ile yarışırken dalga sesleri, palmiyeler altından yıldızları izledim. Varlığını bildiğimiz ama pek görmediğimiz yıldızlar... Varmışlar, öylece orada duruyorlar. 

 Yoksul kasabalarda dar sokaklara düştü yolum. Dar sokaklarda sağlı sollu, küçük, tek katlı, derme çatma fakir ama renk renk  evler...  önlerinde ağaçlar, pencerede çiçekler, balkondan sarkan sarmaşıklar. Köşe başında miskin, cılız bir köpek uyuklar. Bizim köylerde de olur ya, adı ya kocabaştır ya da çomar.  Gün gölgelerle birlikte uzarken, güneş renkli duvarları okşar. Belli ki buraların  grafiti arsızı gençleri var; duvarlar poster, posterler duvar.  Böyle bir sokakta yaşamak istedim. Samimi komşularım olsun, köşede bir manav, avakado almaya gideyim. Giderken çocuklarla top sektireyim, dönerken kapı önünde oturan yaşlı ile sohbet edeyim, tek derdim "yemekte ne var?" diye düşünmek olsun ve sokağa yayılan kokusundan tahmin yürüteyim; -Mmmhh kızarmış yeşil, acı biberler... Genzim yansın, mutluluk yaş olup aksın gözlerimden.  Küçük dünyalarını uçsuz bucaksız büyük tuvaller gibi renklere boyamış bu neşeli insanlar, yediğine içtiğine chili katmış, acıyı yaşamlarının tadı yapmışlar. 

Mutlu olmak basitmiş aslında. 


Zor olan basit olmakmış. 

Comodo SSL